
Kapalı Maraş, Kuzey Kıbrıs’ın Gazimağusa bölgesinde yer alan, bir zamanlar Akdeniz’in en popüler turistik merkezlerinden biri olan ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası askeri bölge ilan edilerek halka kapatılan tarihi bir yerleşimdir.
1970’li yıllarda dünyaca ünlü yıldızların tatil yaptığı lüks otelleri ve plajlarıyla tanınan Maraş, yıllarca “hayalet şehir” olarak anılmıştır. 2020 yılında kademeli olarak ziyarete açılmaya başlanmış ve bugün sınırlı bir bölgesi yürüyüş yolları ile turistlerin ziyaretine sunulmuştur.
Kapalı Maraş’ı ziyaret ederek hem yakın tarihe tanıklık edebilir, hem de zamanın durduğu bu ilginç bölgenin atmosferini yakından hissedebilirsiniz.
Girne, Kuzey Kıbrıs’ın en gözde turistik şehirlerinden biri olup, doğal limanı, tarihi yapıları ve Akdeniz’e uzanan eşsiz manzaralarıyla dikkat çeker. Hem tarih hem de doğa tutkunlarını cezbeden bu sahil kenti, Kıbrıs’ın kuzey kıyısında yer alır.
Tarihi Girne Kalesi ve çevresindeki Eski Liman, şehrin en çok ziyaret edilen noktaları arasındadır. Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Girne, özellikle Venedik, Bizans ve Osmanlı izlerini taşıyan mimarisiyle öne çıkar.
Şehrin hemen yukarısında, Beşparmak Dağları’nın eteklerinde yer alan Bellapais Manastırı, Gotik tarzıyla büyüleyici bir manzara sunarken, St. Hilarion Kalesi ise hem tarihi hem de panoramik bir deneyim sunar.
Girne’yi ziyaret ederek Akdeniz’in sakinliğini, Kıbrıs’ın kültürel zenginliğini ve tarihle iç içe geçmiş eşsiz atmosferini doyasıya yaşayabilirsiniz.


Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin başkenti ve en büyük şehri olarak, adanın kültürel ve siyasi kalbini oluşturur. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan şehir, bugün modern yaşam ile geleneksel dokunun iç içe geçtiği özgün bir atmosfere sahiptir.
Tarihi surlarla çevrili Lefkoşa Surlariçi Bölgesi, daracık sokakları, Arnavut kaldırımları ve restore edilmiş taş evleriyle geçmişe yolculuk sunar. Büyük Han gibi Osmanlı dönemi yapıları, hem tarihî hem de kültürel anlamda şehrin simgelerindendir.
Selimiye Camii, gotik mimarisiyle dikkat çeken ve eski bir katedralden camiye çevrilen önemli yapılar arasında yer alırken, şehrin farklı noktalarında yer alan müzeler ve sanat galerileri de kültür meraklılarına hitap eder.
Lefkoşa’yı ziyaret ederek bir başkentten beklenen hareketliliğin yanı sıra, tarihle iç içe geçmiş bir yaşamın izlerini sürebilir ve Kıbrıs’ın geçmişten günümüze uzanan hikâyesini yakından keşfedebilirsiniz.
Karpaz, Kuzey Kıbrıs’ın en doğal, en bakir bölgelerinden biridir. “Kıbrıs’ın cenneti” olarak bilinen bu yarımada, altın sarısı plajları, tarihi dokusu ve özgürce dolaşan Karpaz eşekleriyle ünlüdür. Bölge, insan eliyle bozulmamış doğası sayesinde gerçek bir huzur ve sadelik sunar.
Karpaz’a giden yollar boyunca karşılaşabileceğiniz yarı vahşi Karpaz eşekleri, ziyaretçilerin büyük ilgisini çeker. Sevimli ve fotojenik bu eşekler, yıllardır bölgenin sembolü haline gelmiş ve Kıbrıs kültüründe özel bir yer edinmiştir.
Altınkum Plajı, turkuaz rengi denizi ve incecik kumlarıyla dikkat çekerken; Apostolos Andreas Manastırı ise hem tarihi hem dini açıdan önemli bir duraktır. Geleneksel köylerde ise yerel halkın samimiyetini hissedebilir, ev yapımı reçellerden hellime kadar birçok doğal lezzeti tatma şansı bulabilirsiniz.
Karpaz’ı ziyaret ederek, doğayla iç içe bir yolculuğa çıkabilir, zamanın yavaş aktığı bu eşsiz coğrafyada unutulmaz anılar biriktirebilirsiniz.

